Güvenli Okul
25 Ekim 2013
Saglıklı Okul iklimini nasıl olustururuz?
28 Ekim 2013

Sporda Siddet ve Stadyum Güvenligi sorununa iliskin çözüm önerileri

besiktas-003

Barış, sevgi, toplumsal duyarlılık  ve sağlıklı yaşamın oluşmasında önemli bir rol oynayan spor dallarından  futboldaki güvenlik sorunlarını irdelemek ve kalıcı çözümler üretmek amacıyla düzenlediğimiz “Sporda Şiddet ve Stadyum Güvenliği” konulu konferansımız  Valimiz Sayın Hüseyin Avni Mutlu başta olmak üzere akademisyenler, yabancı uzmanlar ve bazı kulüplerin temsilcilerinin katılımları ile yapıldı.  Ülkemizin barış ve huzuruna katkı sağlamasını umut ettiğimiz bu çalışmaya isterdik ki tüm kulüpler ve futbolun paydaşları  da katılsın. Ancak Bahçeşehir Üniversitesi ve CSG Güvenlik şirketi işbirliğiyle bu önemli gerçeği kamuoyunun gündemine taşıyarak eğitim ve akademik perspektifimiz doğrultusunda üzerimize düşen her türlü çalışmayı ve işbirliğini yapmaya kararlı olduğumuzu ifade etmek isterim.

Sporda yaşanan şiddet olayları her geçen gün artarak  kamu düzen ve güvenliğini tehdit edici boyutlara ulaşmaktadır. Ve bundan sonra da buna benzer olayları yaşayacağımız görülmektedir. Beşiktaş-Galatasaray Maçında yaşanan olayları güvenlik bakışıyla değerlendirdiğimizde;

  • En kalabalık futbol maçlarından biri ve 76.127 seyirci olduğu anlaşılıyor.
  • Bir derbi maçı niteliğinde ve gergin ve heyecanlı bir atmosfere sahip bir maç.
  • Medyanın ilgisi büyük ve hafta boyunca bu konuda birçok yayın yapıldı.
  • Maç öncesi genel hava aslında çok güzel ve coşkuluydu.
  • İki güzide kulüp arasında daha önce risk oluşturan olaylar ve gerginlikler yaşanmamıştı.
  • Seyirci rekoru  beklentisi vardı.
  • Görünürde tüm önlemler alınmıştı.
  • Ve bir olay beklentisi bulunmuyordu.
  • Olaylar maçın uzatma bölümünde bitime iki dakika kala  başlamış ve taraftarların sahaya girmesi üzerine maç tatil edilmiştir.
  • Olayın 10 dakika öncesinde Beşiktaş kapalı tribününde taraftarlar arasında kavga çıkıyor. Statta rakip takım taraftarı bulunmuyor.
  • Ve daha sonra tepki hakeme ve TFF ye dönüşüyor.
  • Bu arada uzatma dakikalarında Melo’nun Motta’ya yaptığı faul ve gördüğü kırmızı kart sonrası gergin ortam patlama noktasına geliyor.
  • Ve bir taraftar kapalı tribünden sahaya atlıyor ve olayların fitili ateşleniyor.
  • Özel güvenlik durdurmaya çalışsa da ardından kapalı ve kale arkası tribünlerinden bir grup slogan atarak  sahaya girmeye çalışıyor.
  • Takımlar soyunma odalarına gidiyor.
  • Taraftarlar sahaya akın etmeye devam ediyor.
  • Beşiktaş takımın da sahayı terk edince olaylar daha da karışıyor ve yoğunlaşıyor.
  • Bu arada Beşiktaş kapalı tribünden sahaya girişler oluyor.
  • Tribün önündeki Özel Güvenlikçiler kaçarak soyunma odasına giriyor. Ve polis de geri çekilmek zorunda kalıyor.
  • Maç öncesi kapıların ve kilitlerin kırıldığı, taraftarların üst aramaları için getirilen detektörlerin kırıldığı söyleniyor ve merdiven boşlukları da tamamen dolu olduğu iddia ediliyor.
  • Bu konuda birçok açıklama yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.
  • Biletsiz seyirci alındığı iddiaları var.
  • Ve şu anda soruşturma sürüyor.

FUTBOLDA ŞİDDETİN  ÖNLENMESİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

  • Bu soruna sadece yasaları değiştirerek, özel güvenliği sistemin dışına atarak, kendimize yeni sorun alanları, kutuplaşmalar yaratarak çözemeyiz.
  • Futbolda şiddetin önlenmesi için futbol paydaşlarının eğitim, denetim ve yasal uygulamalar açısından yeniden bir yapısallaşmaya ihtiyacı bulunmaktadır.
  • Stadyum güvenliği konusunda uzmanlaşmış bir güvenlik yapısı özel güvenlik ve kamu güvenliği anlamında eşgüdüm sağlayacak şekilde UEFA kriterleri doğrultusunda yeniden dizayn edilmelidir.
  • TFF ve Kulüpler bu konuda etkin bir işbirliğine girerek yeni bir özel güvenlik yapısı oluşturmalı, bu alanda uzmanlaşmış özel güvenlik görevlilerinin görev alması sağlanmalı ve futbolun tüm paydaşlarının etkin işbirliği gerçekleştirilmelidir.
  • Bahçeşehir Üniversitesi Özel Güvenlik ve Koruma programı ve CSG-City Securty Group olarak eğitim ve denetim sistemini oluşturmaya hazırız.
  • Bu konuda uluslararası güvenlik partnerliğimizi devreye sokabiliriz.
  • City Security Group güvenlik şirketi olarak Bahçeşehir Üniversitesi ile akademik iş birliğimiz, İngiltere’den Bluelight Global Solutions, ABD’den John Jay College of Criminal Justice ve Global Security Group ile de uluslararası partnerlik ve iş birliğimiz ile “Spor ve Stadyum güvenliği  konusunda Türk Futbolunun hizmetindeyiz.

YAPILMASI GEREKENLER;

  • Özel güvenlik Görevlileri eğitilmelidir. Ve kendi alanlarında uzmanlaşmaları sağlanmalıdır.
  • Stadyumlarda spor ve stadyum güvenliği alanında sertifikalandırılmış özel güvenlik görev yapmalıdır.
  • Özel güvenlik görevlileri maç günü toplanan geçiçi görevlilerden ziyade kurumsal anlamda sürekli aynı stadyumda görev alan ve güvenlik sistemiyle entegre ve koordineli bir yapıda olmalıdır.
  • Akademili Özel Güvenlik yapısı bu alanda uzmanlaşmayı ve eğitim eksikliğini kapatabilir.
  • TFF ve Kulüplerle işbirliği içinde güvenlik sağlanmalı ve sadece kulüplere bırakılmamalıdır. Bu konuda kolluk gücü eğitilmeli ve en üst düzeyde işbirliği yapılmalıdır.
  • Statların mimari yapıları ve düzenlemeleri güvenlik yönünden güçlendirilmeli ve proje aşamasında buna göre tasarlanmalıdır.
  • Kalabalık Yönetimi, Acil Durum Yönetimi ve Tahliye Sistemleriyle ilgili uygulamalara ve tatbikatlara önem verilmelidir.
  • Yasal düzenlemeler yapılarak cezaların caydırıcı olması sağlanmalıdır.
  • Seyirden yasaklananlara ilişkin uygulamalar mutlaka yasal olarak ele alınmalı ve bu konuda verilen cezaların uygulanması sağlanmalıdır.
  • Elektronik bilet uygulamasına geçilmelidir.

Stadyum Güvenliğine Bakış

Özel güvenlik ve kolluk kuvvetlerinin etkin iş birliğini gerektiren spor ve stadyum güvenliği alanında teknik ve akademik olarak uzmanlaşmayan, yeterli eğitim, deneyim ve organizasyon yeteneğine sahip olmayan bir güvenlik yapılanması etkili olamamaktadır. Bugüne kadar alınan önlemler ve yasal düzenlemelere rağmen sporda şiddet olgusu çözüm bulunması gereken, çok paydaşlı ve küresel nitelikli önemli bir sorun olarak varlığını korumaktadır.

Rekabet duygusuyla düşmanlığa dönen taraftarlık, kulüp yöneticileri başta olmak üzere; sporcu, teknik heyet ve medyanın sert söylem ve tavırları şiddeti artıran önemli nedenlerdendir. Stadyumların  uygun olmayan mimari yapıları, ergonomisi ve alt yapı eksiklikleri de önlemlerin planlanmasında güçlük yaratmaktadır. Stadyumlarda görev alan gerçek ve tüzel kişilerin sorumluluklarını yerine getirmekte gecikmeleri ya da yetersiz kalmaları bu problemi daha da arttırmaktadır.

Konferansımızın, futbolda yaşanabilecek şiddet olaylarının detaylı incelenmesi, güvenlik risk ve tehlikelerinin belirlenerek bilimsel yöntemler  ve yasalar ışığında değerlendirilmesi, öngörülen önlemlerin planlanması ve uygulanması açısından yararlı sonuçları olacağına inanıyoruz.

Giderek artan şiddet olaylarına çözüm getirmek için yasal düzenlemeler yapılmaktadır. 2004 yılında 5149 sayılı “Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair  Kanun “ile sporda şiddet bir kabahat olarak ele alınmış ve yaptırım için idari cezalar öngörülmüştür.

2011 yılında seyirci sayısının artması ve müsabaka düzeninin fanatik ve holigan taraftar gruplarınca bozulması nedeniyle 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun yürürlüğe konulmuştur. Diğerlerinden farklı olarak bu kanunla adli yaptırım öngörülmüştür.

6222 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 2011 yılından bu yana, profesyonel futbol liginde meydana gelen olaylar incelendiğinde; bu olayların %83′ünün stat içinde, %17′sinin de stat dışında olduğu görülmektedir. Bu dönemde, Türkiye genelinde yaklaşık 4400 kişi hakkında yasal işlem yapıldığı bilinmektedir.

Futbolda şiddetin kökenlerini irdelediğimizde; medyanın etkisi ile taraftarların demografik ve sosyo-kültürel yapılarının  öne çıktığı görülmekte ve altı ana başlık dikkat çekmektedir: Sporcular, tribün liderleri, taraftarlar, fanatikler ve holiganlar, güvenlik güçleri ve medya.

Toplumsal bir grup ya da bir aidiyet duygusu oluşturmada etkin bir spor alanı olan futbolda kulüpleşme, “biz ve öteki” algısı yaratarak özellikle erkek cinsiyetine bağlı aktörlerin yer aldığı taraftar kitleleri oluşturmaktadır. Dış ve iç etkenlerin kolayca tahrik edebildiği sadakat ve düşmanca duygular taraftarlık anlayışı içinde futbolda şiddete zemin hazırlamaktadır. Kulüp yöneticileri de tribün liderleri de bu sorunun oluşmasında büyük rol oynamaktadır.

Avrupa ve Türkiye’de stadyumlarda meydana gelen şiddet olaylarının kökeninde farklı nedenler bulunmaktadır. İngiliz holiganlar genellikle genç ve işçi sınıfı mensupları olup erkeklik kimliklerini ortaya koymaktan ve kargaşa çıkarmaktan haz duydukları için şiddete başvurmaktadırlar. Türkiye’de ise eğitim ve gelir seviyesi düşük kişilerin yanında, gelir seviyesi yüksek VİP tribünü seyircileri, hatta kulüp yöneticileri ve bazı üst düzey yetkililer bile değişik boyutları ve yönleriyle futbol holiganizminin içerisinde yer alabilmektedirler.

Sporda şiddete etki eden faktörlere yönelik araştırmalarda taraftarın tutum ve davranışlarının %26,  kulüp yöneticileri, sporcu ve teknik heyetin tutum ve davranışlarının %16, medyanın %12, stadyumların fiziki ve teknik yetersizliğinin %8, özel güvenliğin yanlış tutum ve davranışlarının %8, kulüplerin sorumluluklarını yerine getirmemelerinin %7, güvenlik önlemlerindeki aksaklıklar ve diğerlerinin %6 olduğu görülmektedir.

Bahçeşehir Üniversitesi ile CSG (City Security Group) işbirliğinde İksara Araştırma Şirketine yaptırılan, stadyumlardaki güvenliğe ilişkin özel araştırma için, İstanbul genelinde 18 yaş üzeri bireyler ile 13-15 Ağustos 2013 tarihleri arasında toplam 1000 kişi ile yüz yüze görüşüldü. Sonuçlar, stadyumlarda yeni güvenlik stratejilerinin geliştirilmesini zorunlu kılıyor.

Bahçeşehir Üniversitesi &  CSG (City Security Group) Araştırması:

  • Stadyuma giden her 10 kişiden 4’ü fiziksel ya da sözlü şiddete maruz kalıyor
  • Stadyumlar güvensiz görülüyor!
  •  Her 10 kişiden 7’si stadyumları güvensiz bulmaktadır.
  • Güvensizlik, stadyuma gitmeye engel oluyor; her 4 kişiden 1’i şiddet sebebiyle stadyuma gitmediğini belirtmektedir.
  • Güvenlik endişesi, her 3 kişiden 1’i için ailesiyle birlikte stadyuma gitmeye engeldir. Her 10 kişiden 8’i stadyuma giden bir yakını için endişelenmektedir.
  • Her 4 seyirciden 3’ü statlarda şiddete maruz kalıyor!
  • Stadyuma gidenlerin % 73’ü stadyuma gittiğinde ya şiddete maruz kalmakta ya da şiddete tanık olmaktadır: %13’ü fiziksel şiddete maruz kalmakta, %30’u sözlü şiddete maruz kalmakta, %30’u fiziksel veya sözlü şiddete kendisi maruz kalmasa bile tanık olmaktadır.
  • Şiddetin kaynağı yalnızca fanatik seyirciler değil!
  • Katılımcıların %58’si yalnızca fanatik grupların, %36’sı “sıradan kişiler” de dahil herkesin stadyumlarda şiddete sebep olduğunu düşünmektedir.
  • Güvenlik görevlileri eğitimli değil!
  • Her 10 kişiden 7’si spor müsabakalarında görev yapan özel güvenlik görevlilerinin eğitimini yetersiz görmekte ve spor güvenliği konusunda eğitim almış özel güvenlik personellerinin stadyumlarda şiddeti önleyebileceği görüşünde.
  •  Halk polis-özel güvenlik-savcı işbirliği istiyor!
  • Yaklaşık her 10 katılımcıdan 7’si, polis, özel güvenlik ve savcı işbirliğinin sporda güvenliği artıracağını düşünmektedir.
  • Spor savcılığına destek var!
  • Katılımcıların %65’i stadyumlarda ırkçı, ideolojik ve siyasi içerikli slogan atılması ile şiddet suçlarının ve holiganizmin önlenmesi için spor savcılarının görevlendirilmesini uygun bulmaktadır.
  • Bu araştırmaya katılan her 10 kişiden 7’si, genel olarak Türkiye’de çeşitli kurum ve kuruluşlarda sağlanan özel güvenlik hizmetlerinden memnun olduğunu dile getirmektedir.

Bu sonuçlardan en önemlisi  stadyumlarda görev yapan özel güvenlik görevlilerinin eğitiminin yetersiz olduğu ve spor güvenliği alanında uzmanlaşmış özel güvenliğin, şiddeti önlemede daha etkili olacağıdır.

Tüm bu bilimsel veriler ve tespitlerin ışığında toplumsal bir sorun olduğuna hemfikir olduğumuz sporda şiddet ve stadyum güvenliği konusunda toplumsal duyarlılığımızın gereği olarak sorunun çözümüne katkıda bulunmak amacıyla bazı önerilerde bulunmak istiyorum.

Futbolda güvenliğin sağlanması çok aktörlü ve çok fonksiyonlu bir iş birliğini gerekli kılmaktadır. Buna göre;

1. Stadyumlarda spor güvenliği alanında uzmanlaşmış ve sertifikalandırılmış özel güvenlik elemanları görev yapmalıdır.

2. Şiddetin toplumsal hayatın her alanında görüldüğü dikkate alınarak bunu önlemek için ilgili tüm paydaşlara yönelik sürdürülebilir ve hesap verilebilir eğitici çalışmalar yapılmalıdır.

3. Stadyumların güvenlik ve acil durum planları UEFA ve FİFA kriterleri ve prosedürleri mutlak surette göz önünde tutularak hazırlanmalı ve  periyodik olarak yapılacak tatbikatlarla da güncel tutulmalıdır.

4. Stadyumlarda CCTV kamera  ve yüz okuma sistemleri bulunmalı; kameralar son teknolojiye göre güncellenmeli, futbol güvenliği konusunda risk ve olasılık değerlendirilmeleri yapılarak alt yapı buna göre düzenlenmelidir.

5. Elektronik bilet uygulamasına geçilmelidir.

6. Bazı tribün liderlerine maç öncesinde bilet verilmekte ve bu kişiler karaborsada fahiş fiyatlarla bilet satarak gelir sağlamaktadır. Bazı taraftar grupları kendilerine bilet vermeyen spor kulüplerine baskı kurarak tehdit edebilmektedir. Bazı spor kulübü yöneticileri verdikleri demeçlerle sporda şiddetin tarafı olabilmektedir. Bu sezonda kurumlar arası işbirliğiyle kolluk birimleri tarafından gerekli önlemler titizlikle alınmalıdır.

7. Yasaya aykırı davrananlar teknik cihazlarla tespit edilerek haklarında gerekli yasal işlemler yapılmalıdır.

8. Sporda şiddetin önlenmesi ve çözüm önerilerinin değerlendirilmesi amacıyla ilgili bakanlıklar ile spor federasyonlarının temsilcilerinden oluşan bir koordinasyon kurulu oluşturularak şiddet ve güvenliğe yönelik alınan kararlar uygulanmalıdır.

9. UEFA’ya üye ülkelerde olduğu gibi uluslararası alanda ülkemizi temsil eden Ulusal Futbol Bilgi Merkezi (NFIP) kurulmalı ve bilimsel araştırmalar için kaynak oluşturulmalıdır.

İşte bu öneri ve kriterlerin tanımladığı Güvenli Stadyum;

Müsabaka öncesi, sırası ve sonrasında güvenliğin güvenlik plan ve gerekliliklerine uygun olarak sağlandığı, deplasmanlarda ve geliş- gidişlerde ulaşım güvenliğinin korku ve tedirginlik yaratmadığı, güvenli ve düzenli bir spor iklimine sahip, mimari tasarımları oynamaya ve seyretmeye  odaklı, evrensel değerlere ve kurallara göre düzenlenmiş  bina ve tesisleri, fiziksel ve elektronik sistemlerle donatılmış yüksek ölçekli güvenlik algısı, acil durum, kalabalık yönetimi ve stadyum güvenliği konularında uzmanlaşmış özel güvenlik görevlileri ve kolluk gücü  ile güvenli bir örgütsel yapısı, futbol paydaşları ile uyumlu ve işbirliği içinde,  ön yargılardan uzak, kin, nefret ve düşmanca duyguların olmadığı,  dostluğun kardeşliğin ve centilmenliğin egemen olduğu, takımını centilmence destekleyen taraftarları, sorumluluklarının farkında ve ortak akıl yürüten yönetsel kurumları ile tribünlerinin yüzü gülen stadyumdur.

City Security Group (CSG) Güvenlik Şirketi olarak Bahçeşehir Üniversitesi ile akademik iş birliğimiz, İngiltere’den Bluelight Global Solutions, ABD’den John Jay College of Criminal Justice ve Global Security Group ile de uluslararası partnerlik ve iş birliğimiz ile “Stadyum  ve Okul Güvenliği” alanında uzmanlaşma ve markalaşma çalışmalarımıza devam edecek ve en iyi olma hedefimize doğru güvenli adımlarla yürüyeceğiz.

​Dostluk, kardeşlik ve centilmenlik duygularının yüreklerden taştığı güvenli bir spor ikliminde yaşamanız umuduyla…

Osman Öztürk

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir