GÜVENLİ OKUL KONFERANSI İZMİR’DE DÜZENLENDİ
18 Kasım 2015
KRİTİK TESİSLERDE SİBER GÜVENLİK
25 Kasım 2015

Öğretmenler Gününde Türkiye’de Okul İklimi Öğretmenleri Mutlu Ediyor mu?

Resim1

Öğretmen, bir çocuğun umut dolu bir geleceğe hazırlanmasında ve iyi bir insan olarak yetişmesinde emeği olan en değerli kişidir. Çocuk, bilgiye ve aydınlığa onun eşsiz öğretisi ve bilgi zenginliği ile ulaşır. Karanlıkları aydınlatan, doğruyu ve gerçeği öğreten, sevgiyi saygıyı ve bilginin gücünü nakış nakış akla işleyen bir kişiliktir öğretmen.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Öğretmenler, yeni kuşağı, sizler yetiştireceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin değeri, sizin beceri ve fedakarlıklarınızın derecesi ile orantılı olacaktır” sözleri ile vurguladığı gibi, çocukları eğitimli ve yüksek karekterli bireyler olarak yetiştirmek öğretmenlerin elinde ve becerisinde olan bir yetenektir.

Öğretmen, Güvenli Bir Okul İkliminin En Önemli Parçasıdır.

Okulun akademik başarısının ve beklentisinin en seçkin paydaşıdır. Okulda başarılı öğrenme ortamını hazırlayan, temel öğrenme becerilerini ve öğretme motivasyonunu oluşturan yapı taşlarıdır. Olumlu sınıf ortamının hazırlanmasında etkili olan stratejilerin belirleyicisi de onlardır. Öğretmen, öğrencinin yeteneğini ortaya çıkaran ve bu yeteneğini geliştirmesi için daha çok çaba gösterecek şekilde güdüleyen bir sihirli kişiliktir ayrıca.

Öğretmen okul ve sınıf kurallarını öğrenciyle birlikte hazırlayan, bunların sonuçlarını yaptırımlarla belirleyerek açık ve tutarlı bir okul disiplin sistemi oluşturan bir otoriteyi de temsil eder. Çocuğun başarılı olabilmesi için onunla işbirliği sağlayan, davranışlarını biçimlendiren, yönlendiren, düşünmeyi ve öğrenmeyi öğreten bir çekim merkezidir. Öğretmen cana yakın, dostça ve sevgiyle bakar öğrencisine. Gözlerindeki ışıltı bir annenin gülümsemesi kadar etkiler öğrencisini. Çocuklar aile ortamında yaşadıkları olumsuzluklara bir tepki olarak sınıf kurallarına aykırı davranışlar sergilediğinde bile onlarla iyi iletişim kurarak ve duygularını anlayarak yaşamlarında ve sınıf içindeki davranışlarında büyük değişiklikler yaratabilirler. Çocuğu destekler ve okul etkinliklerine katılmaya özendirirler.

Akran Zorbalığı Okul İklimini Olumsuz Etkileyen En Önemli Sorun

Türkiye’de yaptığımız araştırmalara göre; okulların %62’sinde şiddet olayları yaşanıyor. Ailelerin %73’ü çocukları okulda bulunduğu sırada güvenliğinden endişe duyuyor.

Türkiye’de okul güvenliğini olumsuz etkileyen birçok sorun arasında akran zorbalığı öne çıkıyor.

Okul yöneticilerine ve öğretmenlere zorbalığa karşı yapılacak çalışmalarda birçok sorumluluk düşüyor. Zorbalığı önlemeye yönelik sınıf kuralları oluştururken öğrencileri de sürece katmaları, şiddetin zararlarının azaltılmasına yönelik stratejileri içeren sınıf içi etkinlikler düzenlemeleri önemli sayılıyor. Zorba davranışlar gözlemlendiğinde hemen müdahale edilmesi, öğrencilerin kendilerinin önemsendiğini hissetmeleri açısından önemli bir uygulamadır. Velilerle iyi iletişim kurulması ve özellikle çocuklarının zorbalığa uğradığını bildiren velilerin dinlenmesi soruna çözüm bulmak için duyarlı bir yaklaşımdır. Okuldaki bireylerin okul güvenliğine ilişkin algılarının belirlenmesi, okul güvenlik ve disiplin verileri,  okulda istenmeyen davranışların yaşanma düzeyinin tanımlanması okul güvenlik sorunlarının açıklanması açısından önemli görülmektedir. Okul güvenliğini, gelişmiş teknolojiler kullanarak değil, okul paydaşlarının ilişkilerini daha da  geliştirerek sağlayabiliriz. Etkili okulların ortak özelliği güvenli ve düzenli bir iklime sahip olmalarıdır. Okul güvenliği için bir vizyon ve konsept belirlenmelidir. Okullarda olası risklerin belirlenmesi ve risklerin azaltılmasına yönelik önlemler ve etkinlikler düzenlenmelidir.

Öğretmenler Şiddet ve Zorbalığa Uğruyor

Okulun kalitesi ve değeri öğretmenin değeri ve kalitesi kadardır. Öğretmen vizyon ve misyon sahibi ise okulun akademik beklenti hedefleri de büyüktür. Eğer öğretmen bulunduğu okul ortamından kaygı ve endişe duyuyorsa bu öğretme yeteneğini olumsuz etkiler, motivasyonunu yok eder.

Okullarda öğrenci ve öğretmenlerin kendilerini fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan iyi, güvenli ve özgür hissettiği bir ortamın yaratılması öğrenme ve öğretme etkinliklerine güdülenebilmeleri için  zorunludur.

Okullarda gerek okul içi, gerekse okul dışı şiddetin hedeflerinden biri de öğretmenlerdir. Okul dışından gelen kişilerin, velilerin ya da okulda yer alan paydaşların şiddetine maruz kalan öğretmenlerimiz kendilerini güvende hissetmiyor. Moral ve motivasyonları azalan öğretmenlerin eğitim becerileri de kaybolmaktadır.

Liselerde akademik beklenti ölçeği öğretmenlere göre, %68 olarak saptanmıştır. İletişim ölçeği ise, %61, bağlantı ölçeği, %73, güvenlik ve saygı ölçeği %67 olarak belirlenmiştir. Bu durum öğretmenlerimizin iyi bir okul ikliminde yaşamadıklarının kanıtıdır.

Öğretmenlerin %40’ı okullarda şiddet olaylarının arttığını düşünüyor. Her 10 öğretmenden biri öğretirken şiddet ile karşılaştığını belirtiyor. Öğretmenlerin %37’si okullarda güvenlik yönünden endişe duyuyor. Öğretmenlerin yüzde 41.4’ü öğrenci ve veli şiddetine maruz kaldığını, %96.1’i öğretmenlere yönelik şiddet konusunda yeterli tedbir alınmadığını düşünüyor.

Öğretmenler gününde öğretmenlerimizin ekonomik, sosyal, psikolojik ve şiddet içerikli sorunları artarak devam ediyor. Ulaşım, eğitim ve yaşam koşullarının yüklediği yükler kadar toplum ve bireyler tarafından saygın bir yere konulmamış olmaları onları içten içe üzüyor. Hayata dair algıları ve beklentileri olumsuzlaşıyor. Geleceğimizin umut çiçekleri çocuklarımızı emanet ettiğimiz yaşam mimarlarımız öğretmenlerimize herşeyden çok saygı ve sevgi göstermeli, güvenmeli ve bir mücevher gibi değer vermeliyiz.

Onlara çok şey vermeden, öyle çok şeyler bekliyoruz ki.

Türkiye’mizin cefakar, vefakar ve cesaret sahibi bilge öğretmenlerinin öğretmenler gününü içtenlikle kutluyorum..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir