AVM İklimine Akademik Bir Bakış
25 Haziran 2015
Trafik Kaza İstatistikleri Çığlık Atıyor
15 Temmuz 2015

Öğrencilerde Siber Şiddet Algısı

Siber Foto

Bilgi ve teknoloji çağının zenginliğini ve özgürlüğünü yaşayan bireyler her geçen gün sanal dünyanın gerçekleri ve sorunları ile yüzleşiyorlar. Bilgi teknolojilerinin sağladığı olanaklar toplumsal yaşamı kolaylaştırdığı kadar bireyler için büyük riskler de taşıyor.

21 inci yüzyılın teknoloji çağı olması ile teknoloji ve özellikle bilişim teknolojisi, vazgeçilmez araçlar olarak bireylerin hayatına girdi. Sosyal ağlar ise bireyleri sanal dünyanın öngörülemeyen tehlikeleri ile karşılaştırdı. Ancak ebeveynler teknolojinin sunduğu bu fırsatı anlayamıyor ve çocukları için kaygı duyuyor. Bu yüzden ebeveynler çocukları için “ahlaki panik” yaşıyor. Özellikle kız öğrencilerin bilişim teknolojisi araçlarını kullanmalarına sınırlılık getirerek onları gözetim altında tutuyorlar. Bu nedenle kız öğrenciler yeni teknolojinin yaratıcılıklarını geliştirmesinden ve sosyalleşmelerinin desteklenmesinden eksik kalıyorlar.

İnternet, bireylerin hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını geliştiren ve destekleyen zengin ve uyarıcı bir ortam sunuyor. Özgür bir iletişim ortamı olan Youtube, Facebook ve Bebo gibi sosyal paylaşım siteleri, özellikle gençler için, siber akran zorbalığına uğrama, uygunsuz materyallerle karşılaşma, zarar verebilecek yabancılar ile tanışma ve başkalarına zarar verebilme riskini artırıyor. Siber ortamda, kişisel bilgileri yayımlamak riskli bir davranış olarak görülmese de birçok sorunun ortaya çıkmasına etken oluyor. Gençlerin internette oluşturdukları profillerinde kendileri ile ilgili ne kadar çok bilgi verirlerse, o kadar çok tanımadıkları kişilerle karşılaşabilme riski artıyor ve siber zorbalık ve taciz için risk oluşuyor.

 BAU-CSG Siber Akran Zorbalığı Araştırması

Ülkemizde gençlerimizin internet ortamında karşılaştıkları riskleri ve sorunları tespit etmek için Kasım 2014’de BAU-CSG işbirliği ile bir araştırma yaptık. Bu araştırma ile üniversite öğrencilerinin siber zorbalık ve siber kurbanlık davranımları internet kullanımı açısından incelendi. Araştırmaya İstanbul’da üniversiteye devam eden 207 öğrenci katılmıştır.

Siber Kurbanlık ve Zorbalık ile İnternet Kullanım Süresi Arasındaki İlişki

Her ne kadar birçok araştırmada teknoloji ve bilişim teknolojisi araçları bilgiye ulaşmayı, sosyalleşmeyi tetikleyen güç olarak gösterilse de bu araştırmada öğrencilerin siber zorbalığa maruz kaldıkları ve siber zorbalık davranımını sergiledikleri de görülmüştür. Bu araştırmada ortaya çıkan en önemli bulgu şüphesiz ki siber kurbanlık ile siber zorbalık arasındaki güçlü ilişkidir. İnternet kullanım süresi ile siber zorbalık ve siber kurbanlık davranışı arasındaki ilişki incelendiğinde ise, internet kullanım süresi arttıkça siber zorbalık ve siber kurbanlık davranımlarının da arttığı bulunmuştur.

Bu araştırmaya göre, siber zorbalık ve siber kurbanlık davranımlarının azaltılması için internet kullanımı, internet güvenliği, sosyal medya kullanımı ile ilgili eğitim programları sadece lise ve ortaöğrenim kurumları için değil aynı zamanda üniversiteler için de uygulanmalıdır. Bu araştırmanın bulguları ve alanyazındaki araştırmalardan yola çıkarak, üniversite öğrencileri arasındaki siber zorbalığın özellikle ortaöğrenim döneminden beslendiği düşünülmektedir. Bu bağlamda sadece üniversite öğrencilerine yönelik bilgi ve bilinçlendirmeden çok ortaöğrenim hatta ilköğretim döneminde öğrencilere okullarda verilecek internet ve bilgi güvenliği hakkındaki eğitimlerin faydalı olacağı düşünülmektedir.

 Siber Akran Zorbalığının Önlenmesi ve Güvenli Okul İklimi:

Siber akran zorbalığının önlenmesinde öğretmenler ve ebeveynlere görevler düşmektedir. Ancak ebeveynleri yönlendirmek açısından okullara ve rehber öğretmenlere daha fazla görev düşmektedir. Okul yönetiminin diğer okullarla ve diğer disiplinlerle iş birliği içinde olması gereklidir. Düzenlenen konferanslar ve eğitimlere öğretmenlerin katılması ve bu konu ile ilgili okullarda ergenlere bilgi verilmesi çok önemlidir. Ebeveynlerin siber akran zorbalığını çok tehlikeli bulmalarının nedeni, ebeveynlerin çoğunlukla siber dünyayı bilmemelerinden kaynaklanmaktadır. Bu yüzden, düzenlenecek olan seminer ve bilgilendirici programların sadece öğrencilere yönelik değil aynı zamanda ebeveynlere yönelik olması da gerekmektedir. Öğrencilerin genellikle siber zorbalıktan korunmak için, onları rahatsız eden kişiyi bloklamak, mesaj atmasını engellemek, e-mail listesinden çıkarmak gibi yöntemleri kullandıkları görülmektedir. Bu çoğunlukla zorbalık yaşandıktan sona kullanılacak bir yöntemdir. Burada asıl olan, ergenleri olay yaşanmadan koruyabilmek, yine de böyle bir olayla karşılaştıklarında nasıl davranmaları gerektiğini de belirtmektir. Uzmanlarca ebeveynlerin, çocuklarını siber zorbalıktan koruyabilmek için aile filtresi paketi ya da filtreleme programlarını kullanmaları konusunda bilgilendirilmeleri önerilmektedir. Bu programlar sayesinde, çocuklar ve ergenler internette girdikleri sitelerde “sakıncalı içerik” olarak tanımlanan dosyaları açamamakta, bu tür kelimelerin bulunduğu sitelere girememektedirler. Bu da ergenleri pornografik, ırkçılık, nefret içerikli ya da şiddet içerikli sitelerden uzak tutmaktadır. Ancak siber akran zorbalığının çoğunlukla bir kişi ya da grup tarafından belli kişi ya da gruplara farklı yollarla da bilişim teknolojisi araçları kullanılarak yapıldığından, kasıtlı olarak yapılan davranımların nasıl engelleneceği ayrı bir tartışma konusudur. Örneğin, internette sohbet odalarında tanıştığı kişilerin yalan ve yanlış bilgiler vermesi, kişinin gizli resimlerinin çekilerek internette dağıtılması gibi durumlarda ergenin nasıl davranacağının, bu konuda nasıl bilgilendirileceğinin mutlaka belirlenmesi gereklidir. Önemli olan ergeni bu tür risk ve olaylardan korumaktır. Bu nedenle okul yönetimi ve ebeveynlere çok büyük görevler düşmektedir. Ergenin, böyle bir olayı yaşamasına fırsat vermeden internet kullanımı, bilişim teknolojisi araçlarının güvenli kullanımı ve böyle bir durumla karşılaştığında yapması gerekenler hakkında bilgilendirilmesi gereklidir. Öğrencilerin sadece siber şiddetten korunması gerektiğini değil aynı zamanda kendilerini nasıl koruyacaklarını, siber şiddete uğradıklarında nasıl davranmaları gerektiğini, kimlere başvurabilecekleri konusunda da bilgilendirilmeleri gerekmektedir.

Bilişim teknolojilerinin bireylerin yaşamına ve sır odalarına kadar girdiği bir dünyada özellikle üniversiteler ve okullarda öğrencilerin akademik başarılarını ve yaşamlarını etkileyen bir sorun ile karşı karşıya olduğumuz gerçeği görülmelidir.

Siber zorbalık günümüzün ve geleceğin en önemli sorunlarından biri olarak öngörülmeli ve gerekli önleyici, koruyucu ve bilinçlendirici çalışmalar yapılmalıdır.

Osman Öztürk
CSG-City Security Group
Yönetim Kurulu Başkanı-CEO
BahçeşehirÜniversitesi
Özel Güvenlik ve Koruma Programı
Genel Koordinatörü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir