ATATÜRK BENİM
27 Ekim 2018

GÜVENLİ OKUL KONFERANSI BAHÇEŞEHİR KOLEJİ BAHÇEŞEHİR KOLEJİ GAZİANTEP KAMPÜSÜNDE GERÇEKLEŞTİ

CSG City Security Group ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliği ile uygulanan Güvenli Okul Projesi kapsamında Bahçeşehir Koleji Gaziantep Kampüsü yönetici, öğretmen ve çalışanlarına yönelik Güvenli Okul Konferansı 5 Aralık Çarşamba günü gerçekleşti.

CSG City Security Group Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk’ün sunumu ile gerçekleşen konferansta;  “Güvenli Okul Projesi”, “Okul Güvenliğini Etkileyen Sorunlar” “Akran Zorbalığı ve Siber Zorbalık”, “Güvenli Okullarda Okul-Aile-Öğrenci İşbirliğinin Önemi”, “Güvenli Okulun Standartları” “Okul Güvenliği İçin Yönetici ve Öğretmenlere Yol Haritası” gibi konular ele alındı.

ÖZTÜRK: “AMACIMIZ KORKU ÜRETMEK DEĞİL ÇÖZÜM BULMAK”

Öncelikle güvenli okulun tanımını yapan CSG Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk,  “Güvenli okul; öğrenci, öğretmen ve okul çalışanlarının kendini iyi ve güvende hissettiği, kaygı ve korkunun olmadığı, fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan güvende hissettiği yerdir. Okullarda en fazla yaşanan sıkıntılara baktığımızda okulların fiziki ve mimari yapısından kaynaklanan sorunları, okul giriş ve çıkışları ile ziyaretçi girişlerinde yaşanan sorunları, şiddeti, akran zorbalığını, siber zorbalığı, madde kullanımı sorununu görüyoruz. Bunun dışında okul yolunda özellikle servislerde güvenli ortamın sağlanmayışından, servis personelinin yeterli eğitim alamamasından kaynaklanan sorunlarda var. Bizim amacımız ise sorunları tartışarak korku üretmek değil bunlara çözüm bulmak” dedi.

ÖĞRENCİLERİN % 22’Sİ OKULUNDA KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMİYOR!

Güvenli Okul Projesi kapsamında 2017’de Türkiye’deki 23 il ve 2 bin 770 öğrenci üzerinde yaptıkları araştırmanın sonuçlarına dair bilgiler veren Öztürk Öztürk: “CSG ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğinde 2017 yılında yaptığımız araştırmalar gösteriyor ki, Türkiye’de öğrencilerin yüzde 22’si okulunda ve okul yolunda karşılaştığı problemlerden dolayı kendini güvende hissetmiyor.

Türk Eğitim-Sen’in (2017) araştırmasına göre güvenlik okulların yalnızca yüzde 15’inde güvenlik görevlisiyle yüzde 59’unda nöbetçi öğretmenlerle yüzde 12’sinde kamerayla, yüzde 6’sında hizmetli ya da memurla sağlanmakta, yüzde 8’inde ise hiçbir güvenlik önlemi bulunmamaktadır.

Güvenlik denilince sadece okula dışarıdan yönelen tehdit ve tehlikeleri algılıyoruz. Ancak en çok dikkat çeken şiddet olaylarının başında akran zorbalığı geliyor. Öğrencilerin %38’ine göre okullarında akran zorbalığı yaşanmakta, %19’una göre okulları güvensiz bir bölgede bulunmaktadır, %30’una göre okulları doğal afetlere karşı dayanıksız ve hazırlıksızdır, %57’sine göre ise okul trafik yoğunluğunun yaşandığı bir bölgede yer almaktadır (CSG&BAU, 2017).

AKRAN ZORBALIĞI SİBER ZORBALIĞA NEDEN OLUYOR

Okulda meydana gelen akran zorbalığının siber zorbalığın güçlü bir yordayıcısı olduğu okulda zorbalığa uğramanın internet ortamında zorbalığa uğramaya, okulda zorbalık uygulamanın da internette zorbalık yapmayı yordadığını tanımlayan görüşler bulunuyor.

OKUL YOLU VE SERVİSLER KONUSUNDA DA SIKINTILAR YAŞANIYOR

Elde edilen verilere göre okul servisleri eğitim, denetim ve güvenlik üçleminde sorunlar yaşıyor. Okul Araştırmalarımız gösteriyor ki öğrencilerin yüzde 25’ine göre servis personeli serviste bulundukları sırada güvenliklerini sağlayamamaktadır. Servis personelinin yüzde 10’una göre araç içinde öğrenciler arasında itme, vurma vb. davranışlar yaşanmakta, yüzde 10’una göre ise diğer servis personellerinin (sürücü/rehber personel) eğitimi yeterli değildir. Veliler okul yolundan endişeli ve yüzde 64’ü servisle okula giden çocuklarının durumundan endişe duyuyor.  Çocukları okula yaya olarak veya toplu taşıma araçlarıyla gelen velilerde ise bu oran yüzde 84’e ulaşmış durumda” dedi.

ŞİDDETİN İLK SEBEBİ AİLEDE YAŞANAN SORUNLAR

Okullarda yaşanan şiddet olaylarına bakıldığında ilk sebebin ailede yaşanan sorunlar olduğunu dile getiren Öztürk, ” İkinci sırada okulun çevresel, toplumsal ve kültürel yapısı görülüyor. Üçüncü sırada ailede şiddetin varlığı öne çıkıyor. Bu noktada okul paydaşları içinde aile, toplum ve okul iletişiminin, iş birliğinin en güçlü şekilde sağlanması gerekiyor” dedi.

TOPLUMSAL VE ÇEVRESEL KOŞULLAR DA ETKİLİ OLUYOR

Okulların bulunduğu toplumsal ve çevresel koşullar, güvenliği etkiliyor. Türkiye’de okul kampüsleri yapılırken ne yazık ki, çevresel koşullar göz ardı ediliyor. Okulların bulunduğu bölgelerin sosyo-kültürel ve ekonomik yapıları ile bölgesel şartlarından kaynaklanan sosyal faaliyetlerin yetersizliği, okul iklimini olumsuz yönde etkiliyor.

OKULLARDA GÜVENLİK YÖNETİMİ OLUŞTURULMALI

Okulların fiziki ve mimari güvenliğinden giriş çıkış güvenliğine, okul ikliminden öğrencilerin güvenliğini tehdit eden şiddet, bağımlılık, okul kaza ve yaralanmalarına kadar birçok başlıkta okullarda güçlü bir güvenlik algısı ve yönetimi oluşturulması gerektiğini belirten Öztürk; ”En önemli ihtiyacımız; okul paydaşlarının kendini fiziksel, psikolojik, sosyal açıdan özgür ve güvende hissettiği bir okul iklimi yaratmaktır.

Okulların daha güvenli olması, öğrenci ve öğretmenlerin derslerine odaklanmasını, moral ve motivasyonlarını olumlu yönde etkileyerek okul başarısını artıracaktır. Sorunların önceden öngörülmesi ve eksikliklerin giderilmesi olası riskleri azaltacaktır.

Yarınlarımızın en büyük gücü ve umudu çocuklarımıza hak ve özgürlüklerinin korunduğu, suç ve şiddetten zarar görmedikleri, barışçıl ve mutlu insanların yaşadığı bir dünyanın bırakılması tüm insanlığın ortak görev ve sorumluluğudur. Ülkemizde, eğitim çağındaki yaklaşık 18 milyon çocuğun güvenli bir okul ortamında eğitimlerini sürdürebilmelerine yönelik olarak hazırladığımız “Güvenli Okul Projesi”nin önem ve değeri ortaya çıkmaktadır. Okullar ve çevresinde oluşabilecek güvenlik risk ve tehlikesinin önlenmesinde kolluk kuvvetleri ile koordineli çalışılmasının yanında; okul, öğrenci, aile ve toplum işbirliğinin sağlanmasının önemi tartışılmazdır.” dedi.

1 2 3 4

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir